Home / Teknoloji / Kötü Kedi Şerafettin Film İncelemesi

Kötü Kedi Şerafettin Film İncelemesi

Yıllardır büyük bir öz güven ve titizlikle hazırlanan ve beyaz perdeye uyarlanan Kötü Kedi Şerafettin vizyona girdi. Yıllardır iyi bir animasyon film sunulmaması adına bu film kötü tabuları yıkacak ve en iyisi olarak boy göstereceğe benziyor. Bu bakımdan da büyük bir izleyici kitlesini kendisine hayran bırakıyor. Her ne kadar film vizyonda ve izlenmiş olsa bile filmin incelemesini yapmakta büyük bir fayda görüyorum.

Cihangir dolaylarına köpekleri sokmayan Şerafettinin sıradan bir mart ayından bahsediliyor. Bu arada Şerafettine kısaca Şero demek film adına da daha mantıklı geliyor. Arkadaşları ile bir gün mangal partisi düzenlemek isteyen Şero, tam yiyecek bulacağı esnada bir takım sıkıntılarla karşılaşmaya başlıyor. Tam keyifli bir gün geçirmeyi düşünürken sahibi Tonguç onu evden kovuyor. Bu nedenle dışarı da olan düşmanlar tarafından pek de hoş bir şekilde karşılanmıyor, saldırıya uğruyor. Hayatından ilk kez bu olaydan sonra aşık olan Şero, bundan sonra da kendisinin bir baba olduğu gerçeğini öğreniyor ve bunu kabul etmiyor. Martı Rıfkı ve Fare Rıza ile birlikte bu sıkıntıları karşılayan Şero bundan sonrasından maceraya atılıyor. Ayşen Gruda, Uğur Yücel, Demet Evgar ve Güven Kıraçın sesinden izleyeceğimiz bu film büyük bir iş birliği ile hazırlanmış. Seslerin birbirleri arasında ki uyum sayesinde film bir anda en üst seviyelere kadar çıkıyor ve orada yer ediniyor. Mehmet Kurtuluş ve Ayşe Ünalın birlikte yönetmen koltuğuna oturduğu filmi senaristliğini, Şeronun yaratıcısı Bülent Üstün ve Levent Kazak üstleniyor. Rıza, Şero ve Rıfkı üçlüsünün birbirleri arasında ki konuşmalar, bizi tam da hayalimizdeki gibi karşılıyor. Şeronun sahibi Tonguç ve diğer yardımcı karakterlerle birlikte film tam anlamı ile rayına oturuyor. Yardımcı karakterler dediğimize pek de aldırış etmeyin. Çünkü tamamı mizah yönü ile oldukça renkli sahnelere el atıyorlar ve bizi kahkahalara boğmayı başarıyorlar. Filmin genel yanlarını ele aldığımız zaman pek bir sıkıntı ile karşılaşmıyoruz. Ufak tefek pürüzlerden bahsedersek de; bazı yerlerle film kendini tekrarlıyor. Göze batmasa bile tekrar unsurunun oluşu bir eksi puan olarak haneye yazılıyor. Bunun dışında kalan muhteşem olay örgüsü de bu eksiği kapatıyor denebilir.

Mizah unsuru oldukça ön planda gösteriyor kendini. Şerafettine yüklenen mizah duygusu bizi hayal kırıklığına uğratmayacak kademede ilerliyor. Bu da seyirciyi mizaha doyuruyor. Diğer yerli animasyonlarla karşılaştıracak olursak; Kötü Kedi Şerafettin en iyisi diyebiliriz. Gerek hikayesi, gerek mizahı ve gerekse olay örgüsü ile diğer tüm yerli animasyon filmlerini geride bırakacak pozisyonda ilerliyor. Özellikle olayın geçtiği şehir İstanbulu tasnif ederken, birçok detayı atlamadan anlatılması ve gösterilmesi bizi daha da çok sevindirip, izlememizi sağlıyor. Tabi yaklaşık iki yıla yakın süredir yapım aşamasında olan film, beklentileri de bu şekilde karşılıyor. Dünya standartlarında diyeceğimiz Kötü Kedi Şerafettin beklentileri karşılayarak, zirveyi hedefliyor.

About admin

Check Also

4.5Gden Faydalanabilecek Olan Telefonlar

4.5Gden Faydalanabilecek Olan Telefonlar

Son zamanlarda herkesin aklından soru işareti olarak kalan bir kavram var; 4.5 G. Hangi telefonlarla …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir